Ekim 2009 için Arşiv

Diode Lazer epilasyon

Çarşamba, 21 Ekim 2009

Diode Lazer Epilasyon;
• Ruby ve alexandrite lazerden daha az melanin tarafından emilse de kılı tahrip etmeye yetecek emilim gerçekleşir.
• Deride leke ihtimali azdır.
• Koyu renk ciltlerde de kullnılabilir
• Kontakt yada hava soğutmalı tipleri vardır.
• Dalga boyu 810 nm’dir.
• Bu dalga boyu deride alexandrite ve ruby lazerlere göre daha derine ulaşabilir.
• Pulse süresi cihazın teknik özelliklerinden dolayı uzundur ve esmer tenlilerde kullanılabilir.
• Pulse süresinin uzun olması ince kıllarda etkinliği azaltabilir.
• Derin ve kalın kıllarda etkinliği daha fazladır.
• Derinlere etki etmesi bu lazerin avantajı iken derin dokuları etkilemesi ağrıyı arttırır.
• Alexandrite lazere göre daha ağrılıdır.
• Etkin sogutma ağrıyı hafifletir

Diode Lazer epilasyon ( Lazerli epilasyon ): Günümüzde bazı güzellik, estetik ve cilt bakımı merkezlerinde, Diode lazer epilasyon yöntemiyle lazer epilasyon uygulaması (daha fazla…)

Boyun Kireçlenmesi ve Tedavi Yöntemleri

Çarşamba, 21 Ekim 2009

Boyun Kireçlenmesi Tedavi Yöntemleri:
- İstirahat
- Boyun korsesi
- İlaç tedavisi
- Fizik tedavi
- Egzersiz
- Enjeksiyon yöntemleri
- Eğitim

Boyun kireçlenmesi, boyun omurlarının ve aralarında bulunan disk yapılarının yıpranması sonucu ortaya çıkan bir tablo. Meydana gelen değişiklikler (daha fazla…)

Varis Çorabı Kullanımı

Çarşamba, 21 Ekim 2009

Doktorunuzun önerdiği süre boyunca varis çorabını kullanmaya devam ediniz. Varis çorabını sabahları yataktan inmeden önce giyin. Eğer gün içinde çıkarmak gerekirse tekrar giyerken bir müddet uzanın bacaklarınızı biraz yüksekte tutun. Daha sonra giyebilirsiniz. Gece yatarken varis çorabı giymeye gerek yoktur.

Varis çorabı yaygın bilinen bir tedavi yaklaşımıdır. Varis hastalığında toplar damarların genişlemesinden dolayı kanın geri dönüşü güçleşir buna bağlı olarak damardan doku içine sıvı sızıntısı olur. Bu sıvı kişide ödem denilen bacaklarda şime yapar. Bacaklardaki ödem sızı, kramp ve ağrının sebeplerindendir.

Varis çorabı bacağı toplar damarları kısmen büzecek ve (daha fazla…)

Diş eti Hastalıkları ve Tedavisi

Çarşamba, 21 Ekim 2009

Dişeti hastalığının erken döneminde vakaların çoğunluğunda, diştaşı temizliği, plağın uzaklaştırılması ve düzgün bir kök yüzeyinin sağlanmasını takiben günlük etkin ağız bakımı başarılı bir tedavi için yeterlidir.

Daha ilerlemiş vakalar cerrahi tedaviyi gerektirebilir. Bu tedavinin amacı dişleri çevreleyen derin periodontal ceplerdeki diştaşlarını temizlemek, cebin büzülerek eliminasyonunu ve düzgün bir kök yüzeyini sağlamak ve daha kolay temizlenebilir bir dişeti formu oluşturmaktır.

Dişeti Hastalıkları Tedavisi: Dişeti hastalığının erken döneminde tedavi (daha fazla…)

Anksiyete Bozuklukları

Çarşamba, 21 Ekim 2009

Anksiyete Bozukluğu teşhisi konan kişilerin genelde çekingen ve bağımlı bir yapıları olup, kendilerine güvenleri azdır. Çoğu vakanın toplusal ilişkilerde arka planda durmayı yeğleyip, aşırı kırılgan, utangaç, eleştiriye çok duyarlı, çabuk yıkılan kişiler oldukları görülmüştür. Anksiyete Bozuklukları’nda annenin gerilim ve kaygısının önemli olduğu düşünülmektedir. Vakaların çocukluklarında yüksek bir oranda anne baba ayrılığı (ya da vefatı) olduğu gözlemlenir. Zorlu bir çocukluk donemi geçirmişlerdir. Hastalığın birinci derece akrabalarda görülme oranı, normallere kıyasla 5 kat daha yüksektir. Yapılan bir çalışmaya göre hastaların % 30’unda, hastalığın stresli bir olayla başladığı belirlenmiştir.

Anksiyete sık yaşanan, herkes tarafından (daha fazla…)

Migren Tedavisi

Çarşamba, 21 Ekim 2009

Migren Tedavisi 3 Ayrı Tedavi Yöntemi:

1-) Migrenin ilaç tedavisi‘nde iki yol izlenir:
a. Akut tedavi (atak tedavisi): Atak tedavisi için basit ağrı kesiciler kullanılabilir, ya da migren ataklarına özel ilaçlar alınabilir.

b. Önleme tedavisi: Özellikle (daha fazla…)

Boyun Ağrısı

Çarşamba, 21 Ekim 2009

Boyun ağrıları bel ağrıları kadar sık görülmemekle birlikte, her yaş grubunda karşılaşılabilen, yaşam kalitesini düşürüp iş gücü kaybına neden olabilen önemli bir sorundur. Boyun ağrısı nedenleri 3 temel grupta incelenebilir:
1. Kas iskelet sistemi kaynaklı mekanik nedenler
2. Boyun dışı bölgelerin hastalıklarının neden olduğu ağrının boyun bölgesinde hissedilmesi (yansıyan ağrı)
3. Boyun bölgesini tutan yangısal, enfeksiyöz ve tümöral hastalıklar.

Boyun Ağrısı: Boyunda, eklemlerin aşınması ya da yırtılmasının neden olduğu ağrı ve katılaşma, servikal spondiloz”” adı verilir. Ankilozan spondilitle karıştırmayınız.

Boyun (servikal vertebra) kafa tabanı ile göğüs kafesimiz arasında kalan bölgemize verilen isimdir. Bu bölgede yer alan omurlar birbirlerine kalın bağlar ile tutunarak stabilite ve dengelerini oluştururlar. Bu bölgeye yapışan kaslar hareket ve destek görevi görürler. Boyun başın ağırlığını taşımak üzere yeterli güce sahiptir. Ancak boyun bölgesi omurganın geri kalan bölgelerine nazaran daha az korunduğu için yaralanmalara daha çok maruz kalır.

Birçok kişi hayatının bir döneminde geçici boyun ağrıları ile karşı karşıya kalmıştır. Bunların yarısı kadarı medikal tedavi ile iyileşmiştir. Detaylı bilgi için doktorunuz ile temasa geçmenizi öneririz.

Boyun ağrıları bel ağrıları kadar sık görülmemekle birlikte, her yaş grubunda karşılaşılabilen, yaşam kalitesini düşürüp iş gücü kaybına neden olabilen önemli bir sorundur. Boyun ağrısı nedenleri 3 temel grupta incelenebilir:
1. Kas iskelet sistemi kaynaklı mekanik nedenler
2. Boyun dışı bölgelerin hastalıklarının neden olduğu ağrının boyun bölgesinde hissedilmesi (yansıyan ağrı)
3. Boyun bölgesini tutan yangısal, enfeksiyöz ve tümöral hastalıklar.

En sık görülen boyun ağrısı tipi, mekanik boyun ağrısı. Nedeni ise boyunu etkileyen küçük travmalar, zedelenmeler. Özellikle gün boyu masa başında eğik pozisyonda çalışan kişilerde bu yakınmaya çok sık rastlıyoruz.

Boyun ağrısında, Ağrı başa, o muzlara ve kollara yayılabilir. Bu ağrı 2-3 gün içerisinde giderek azalır ve 1-2 hafta içerisinde kaybolur. Bazen ağrı uzun dönemde kronikleşebilir ve zaman zaman akut ataklar halinde şiddetlenebilir. Ağrının kola ve ele yayılması veya uyuşukluk hissinin varlığı, sinir kökü basısının, yani boyun fıtığının belirtisi olabilir. Her ağrıyı fıtıkla karıştırmamak gerekir. Boyun fıtığı, sinir kökü üzerine baskı yaptığı için özellikle omuza ve kola vuran ağrıya yol açar. Kol ağrısı, sinir köklerine bası söz konusu olduğundan çoğunlukla boyun ağrısından daha şiddetlidir. Sinir köklerine olan basının şiddetiyle ilişkili olarak, kol ve el kaslarında güçsüzlük ve/veya uyuşukluk oluşabilir.

Boyun ağrısında ilk hafta şiddetli olan ağrı 2-3 hafta içerisinde azalarak ortadan kaybolur. Bu süre içerisinde ağrının şiddetini azaltmak için ağrı kesici-kas gevşetici ilaçlar önerilir. Bazı hastalar fizik tedaviden de ciddi yararlar sağlayabilirler. Boyunluk doktor önerisi ile kullanılabilir.

Boyun Fıtığı Tedavisi

Çarşamba, 21 Ekim 2009

Boyun Fıtığı Tedavisi boyun fıtığı tanısıyla birlikte başlar.

Boyun Fıtığı Tedavisinde öncelikle ilaç tedavisi, boyunluk kullanımı, fizik tedavi denenir.
Bu dönemde hastalığın iyileşmesi, bu tedavilerle yırtılan disk dokusunun içeriğindeki su miktarının istirahat ve ilaçlarla azaltılmasına yöneliktir. Bu süre 1 ay içinde gerçekleşmelidir. (daha fazla…)

Tırnak Kırılmasının Nedenleri

Çarşamba, 21 Ekim 2009

Tırnak Kırılmaları, Tırnak Kırılması Neden Olur, Tırnak Kırılması Nedenleri, Tırnak Kırılmasının Sebepleri

Tırnak Kırılması Neden Olur?
Saçlar gibi tırnaklarda genel sağlık durumunun yansımasıdır.
Sık ve kolay kırılan tırnaklar çoğunlukla vücuttaki bir eksikliğin göstergesidir.
Kolay kırılan tırnaklarda öncelikli düşünülmesi gereken vücut ve dolayısı ile tırnakların susuz kalmasıdır.
Böyle bir şikâyetiniz varsa günde ortalama sekiz bardak su içmek konusunda kendinizi alıştırın.

Tırnak Kırılması Nedenleri, Kırılan Tırnaklar İçin: Tırnak Kırılmasının Sebepleri: (daha fazla…)

Göğüs Estetiği

Cuma, 02 Ekim 2009

Her kadın güzel ve çekici olmak ister. Kadında güzelliğin, dişiliğin ve çekiciliğin en önemli göstergesi göğüslerdir diyebiliriz.  Estetik ameliyatlar içinde sık sık başvurulanlardan biri de küçük göğüslerin büyültülmesi ya da tersine iri göğüslerin küçültülmesidir.

Göğüs Estetiği hususundadoktorlara en çok sorulan soru göğüs büyütmek için meme protezi haricinde bir metod olup olmadığı yönündedir. Bu çok merak edilen soruya hemen cevap verelim. Şu andaki modern teknikte göğüs büyültme ameliyatında kullandığımız sadece bir yöntem vardır o da meme protezi. Bazı hekimler bu yöntem dışında başka tekniklere de başvurabiliyor bunlardan biri de ilaç ile göğüs büyültmedir. Bu ve buna benzer riski yüksek yöntemlerden kaçınmanızı öneriyorum. Göğüs büyütme ilaçları mutlaka hormon içerir, hormon içermiyor deniyorsa bu ilaçlar ya göğsünüzü büyütmez ya da hormon içerir. (Bkz hormon tedavisi) Söz konusu bu ilaçlardaki hormonlarsa yalnızca dengenizi bozmakla yetinmez kanser olma ihtimalini de yükseltebilir. Bu yüzden bu tür ilaçlara rağbet göstermemenizi tavsiye ediyorum. Meme büyültme için yağ enjeksiyonları hem enfeksiyona çok eğilimlidir hem de hedeflenen büyüklük, biçim ve simetri elde edilemez.
Meme protezleri göğüsleri büyütebilir lakin sarkık göğüsleri dikleştiremez. Ender hallerde protezler bu amaçla kullanılabilir fakat çok sarkmış bir göğüsün ilk etapta dikleştirilmesi, daha sonra icap ederse protez aracılığı ile büyütülmesi gerekir.
PROTEZLERİN KALİTELERİ VE FİYATLARI: Ülkemizde gerçekten de dünyanın en iyi protezleri bulunuyor. Bu yazıda marka adlarından söz etmek istemiyorum fakat protez ücretleri de markalar içinde çok farklılıklar gösteriyor. Nihayetinde tüm bu protezler ya Avrupa Birliği standartlarında veya FDA onaylı. Ancak kalitesi düşük Çin malı protezler Türkiye’de satılmıyor. Bu nokta da hekiminize güvenmenizi tavsiye ediyorum. PIP, Mentor, Nagor, McGhan piyasada satılan en iyi protezlerdir. Titanyum ve asimetrik protezler de zaten PIP patentli.
Kısaca en pahalıları titanyumlar, anatomik ve asimetriklerdir, su veya sıvı silikon dolu ve düz yüzeyli olanları ise biraz daha ucuz.
Göğüs Büyütme Ameliyatı: 
Ameliyat silikon bir protezin göğüs altına yerleştirilmesi durumudur. Ancak bunu yapmanın bir kaç değişik yöntemi var.
Protezin yeri: Kas altı veya kas üstü. Göğsün altında kolumuzu öne doğru hareket ettiren yelpaze biçiminde bir göğüs kası bulunur. Elinizi çenenize götürüp güçlü bir şekilde iterken diğer elinizi göğsünüze koyarsanız bu kasın hareket ettiğini fark edebilirsiniz. Protezler ya bu kasın altına konuyor veya kasın üzerine ve göğüs bezlerinin hemen altına konuyor.

Konular:Meme Dikleştirme
                  Göğüs Büyütme Ameliyatı
                  Göğüs Estetiği Ameliyatı
                  Çok İri Göğüsler
                  Göğüsler & Göğüs Estetiği