‘Sağlık’ kategorisi için Arşiv

Kahve yerine su molası!

Cumartesi, 27 Şubat 2010
Su vücuttan toksinleri uzaklaştırmaya yardımcı olur

Beslenme ve Diyet Uzmanı Turgay Köse, çay, kahve, gazlı içeceklerin diüretik (idrar söktürücü) etkiler gösterdiklerinden vücuttaki su dengesi üzerine olumsuz etkiler yarattığını kaydetti.

Bugün’de yer alan habere göre Köse, “O nedenle suyun yerini tutmazlar. Su vücuttan (daha fazla…)

Geleceğin Kanseri :Alerji

Cuma, 26 Şubat 2010
Alerjinin yılın her döneminde olabileceğini ancak neye karşı alerji olduğunun önem arz ettiğini kaydeden Öztürk, “Şu anda polen mevsiminin başlama dönemi. Bu nedenle bahar nezlesinin geldiği dönem. Üst solunum alerjisi astıma kadar giden sonuçlar doğurabiliyor. Klinik sıkıntılar ve burun tıkanıklığına neden olabiliyor. Burun tıkandığı zaman ağızla nefes almaya başlıyoruz.
Bu da boğaz enfeksiyonlarının sık olmasına neden oluyor. Özellikle çok konuşan insanların burun tıkanıklığı olduğu zaman sesle ilgili sorunlar yaşamaya başlıyor. Burun tıkandığı için kulağa da hava gitmeyeceği için kulakta tıkanıklık ve işitme ilgili problemler baş göstermeye başlar. Ayrıca hasta rahat uyuyamadığı için stres gibi sorunlar yaşamaya başlar. Çocuklarda uykusuzluk baş ağrısı ve derslerinde konsantrasyonsuzluk yaşar. Aslında alerji burunda kaşıntı hapşırık gözlerde kızarma gibi belirtiler görüyor ama klinik dönüşümü birçok hastalıkla birlikte olabiliyor.” diye konuştu.

(daha fazla…)

Yuvarlak Hat ve Hamilelik Şansı

Salı, 10 Kasım 2009

Polonya’daki Krakau Üniversitesi’nde görevli Grazyna Jasienska başkanlığındaki uluslararası ekip, 119 kadının hormon düzeyini ölçtü.
“Proceedings of the Royal Society: Biological Sciences” dergisinde yayımlanan habere göre, yuvarlak hatlara sahip kadınlardaki kadınlık hormonu östradiol düzeyi, diğerlerine göre ortalama yüzde 26 oranında daha yüksek. Östradiol düzeyindeki farkın adet döneminin ortalarında yüzde 37’ye kadar çıktığını belirten bilim adamları, kandaki östradiol düzeyinin doğurganlık konusunda bilgi verdiğini kaydettiler.

Buna göre, yuvarlak hatlı kadınların hamile kalma şansı 2-3 kat daha yüksek.

Bilim adamları, kandaki hormon düzeylerinin kişiden kişiye değişiklik gösterdiğine ve başka faktörlerden de etkilendiğine dikkat çektiler. ntvmsnbc.com

GÖZENEKLERİ TEMİZLEYİN

Salı, 27 Ekim 2009

Gözeneklerin sıkışması aslında hatalı bir ifadedir. Çünkü gözeneklerin kas yapısı yoktur. Bu nedenle de açılıp kapanması veya sıkışıp gevşemesi söz konusu değildir. Ancak biriken kirler ciltteki gözenekleri tıkayarak zorlar ve genişlemesine yol açar. Tonikler bunları temizlediği için gözenekler tekrar normal boyutlarına dönerler. Tonikler düzenli olarak kullanıldığında gözeneklerin açılmasına pek fırsat kalmaz. Öte yandan, toniklerin içinde bulunan maddeler cildi biraz tahriş ettiği için dokular hafifçe şişer. Bu tepki gözenekleri geçici bir süre için sıkıştırır. Tabii bu yapısal bir değişiklik değildir, kısa süreli bir toparlanmadır
Cildin kendini tazelemesini sağlayan, sadece 20 dakika uygulanan üç farklı maske (daha fazla…)

YAZ AYLARINDA TÜM BEDENİNİZE BAKIM

Salı, 27 Ekim 2009

Evinizde uygulayabileceğiniz doğal ve gerçekten işe yarayacak yöntemlerle cilt temizliği yapmak ve güzel bir cilde sahip olmak o kadar da zor değil . Üstelik evde hazırlanan maskeler cildi canlandırıyor. Marmara Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ayşegül Yıldırım, doğal maskelerin cildi güçlendirdiğini belirterek ‘Maskeler aracılığıyla cilt, iyileştirici ve güzelleştirici maddeleri emer. Cildin kendini yenilemesine yardımcı olan maskeler, cildi yatıştırır, gerginleştirir ve kan dolaşımını uyarırlar. Uyku ve dengeli beslenmenin de cildi güzelleştiren iki önemli faktör olduğu unutulmamalı’ diyor.

Dr. Ayşegül Yıldırım, doğal kozmetik ürünleri evde hazırlarken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı: (daha fazla…)

Saçların Parlak Görünmesi

Pazartesi, 26 Ekim 2009

Kurumuş yıpranmış saçlara sahip olanlara sıcak yağ tedavisi fazla ince çabuk kırılan saçlar için hint yağı tedavisi öneren uzmanlar koyu renk saçların parlak görünmesi için ise zeytinyağı ve bal tedavisini tavsiye etti.

Düzgün aralıklarla yapılan canlandırma tedavisi, bütün saçlar için koruyucu bir önlemdir. Özellikle kuruyan, donuklaşan ve kırılmaya başlayan saçlar için bir zorunluluktur.

Canlandırıcı bakım kremlerini ikiye ayırıyoruz: Hemen etki yapan hafif canlandırıcılar ve etkisi daha uzun süren yoğun canlandırıcılar. Hafif canlandırıcılar, çoğu zaman protein içerir ve yeni yıkanmış saçlara uygulanırlar. Bu tipte canlandırıcı bakım kremleri, saçı yumuşatır, canlılık ve esneklik verir.

Yoğun canlandırma ürünleriyse (daha fazla…)

Uyurken Ağızdan Su Gelmesi

Pazartesi, 26 Ekim 2009

Uyurken Ağızdan Salya Akması durumunda genelde barsak paraziti varlığında bu şikayetin olduğunu biliyoruz. Öncelikle gaita(kaka) tahlili yapılarak parazit varsa cinsinin belirlenmesi. Eğer bu yönde bir sonuç olmuyorsa reflü yönünden araştırılmanızdır. Genel cerrrahlar bu araştırmayı yapabilir, dahiliye de olur.

Uyurken Ağızdan Su Gelmesi nedenleri (daha fazla…)

SİVİLCE İZLERİNİN VE LEKELERİNİN TEDAVİSİ

Pazartesi, 26 Ekim 2009

Sivilce izi bir nevi deri altyapısının kaybıdır. Lekeler soluk renkte veya kahverengi düz izlerdir, oysa yara izleri girintili çıkıntılı olarak görülebilir veya kabarcık şeklinde olabilirler. Bunların ciltte önceden var olan iri sivilcelerin izleri olduğu bakınca hemen anlaşılır. Sivilce izleri ile uğraşmamanın en iyi yolu onları uygun zamanda tedavi etmektir. Fazla sert sivilceleri sıkmaya çalışmak özellikle bu izlerin oluşumunda en başta gelen nedendir.

Lazer tedavileri
 
Lazer sivilce izlerinin tedavisine yepyeni bir boyut kazandırmıştır. Cildin kusurlu alanlarını derinlemesine ama kontrollü bir şekilde siler veya küçültür. Ablative ve non-ablative olarak 2 ye ayrılır. Ablative lazer yöntemi derinin dış tabakalarına etki eder. Non-ablative lazerle sivilce tedavisinde ise derinin yüzeyinde zarara vermeden dermiste değişiklikler olur.
 
Ablatif lazerler uygulamasında yüzeyden gönderilen topluiğne ucundan küçük lazer ışınları, derinin alt tabakalarına ulaşarak iz görünümüne yol açan bozuk bağ dokusunu tahrip eder ve beraberinde genç ve sağlıklı doku oluşumunu başlatır. Etraftaki cilt bu alanı hızla yeni ve sağlıklı bir doku ile örter. Yeniden oluşan kollajen ve örtücü epitel sivilce izinin yerini alır. Böylece her seansta izler yavaş yavaş azalır. Üç seans sonrasında sivilce izlerini %50-80 oranında azalmak mümkündür. Tam iyileşmeden önce kısa bir dönem boyunca cilt kırmızı kalabilir. Bu kırmızılık dönemi bazen birkaç aya kadar da uzayabilir.
Peeling
 
Küçük ve derin olmayan sivilce izlerinde başarı gösterir. Cildin hasarlı olan üst kısımlarını soyarak, alttan yeni ve pürüzsüz bir cilt tabakasının çıkmasını sağlar. (daha fazla…)

Diode Lazer epilasyon

Çarşamba, 21 Ekim 2009

Diode Lazer Epilasyon;
• Ruby ve alexandrite lazerden daha az melanin tarafından emilse de kılı tahrip etmeye yetecek emilim gerçekleşir.
• Deride leke ihtimali azdır.
• Koyu renk ciltlerde de kullnılabilir
• Kontakt yada hava soğutmalı tipleri vardır.
• Dalga boyu 810 nm’dir.
• Bu dalga boyu deride alexandrite ve ruby lazerlere göre daha derine ulaşabilir.
• Pulse süresi cihazın teknik özelliklerinden dolayı uzundur ve esmer tenlilerde kullanılabilir.
• Pulse süresinin uzun olması ince kıllarda etkinliği azaltabilir.
• Derin ve kalın kıllarda etkinliği daha fazladır.
• Derinlere etki etmesi bu lazerin avantajı iken derin dokuları etkilemesi ağrıyı arttırır.
• Alexandrite lazere göre daha ağrılıdır.
• Etkin sogutma ağrıyı hafifletir

Diode Lazer epilasyon ( Lazerli epilasyon ): Günümüzde bazı güzellik, estetik ve cilt bakımı merkezlerinde, Diode lazer epilasyon yöntemiyle lazer epilasyon uygulaması (daha fazla…)

Boyun Kireçlenmesi ve Tedavi Yöntemleri

Çarşamba, 21 Ekim 2009

Boyun Kireçlenmesi Tedavi Yöntemleri:
- İstirahat
- Boyun korsesi
- İlaç tedavisi
- Fizik tedavi
- Egzersiz
- Enjeksiyon yöntemleri
- Eğitim

Boyun kireçlenmesi, boyun omurlarının ve aralarında bulunan disk yapılarının yıpranması sonucu ortaya çıkan bir tablo. Meydana gelen değişiklikler (daha fazla…)

Varis Çorabı Kullanımı

Çarşamba, 21 Ekim 2009

Doktorunuzun önerdiği süre boyunca varis çorabını kullanmaya devam ediniz. Varis çorabını sabahları yataktan inmeden önce giyin. Eğer gün içinde çıkarmak gerekirse tekrar giyerken bir müddet uzanın bacaklarınızı biraz yüksekte tutun. Daha sonra giyebilirsiniz. Gece yatarken varis çorabı giymeye gerek yoktur.

Varis çorabı yaygın bilinen bir tedavi yaklaşımıdır. Varis hastalığında toplar damarların genişlemesinden dolayı kanın geri dönüşü güçleşir buna bağlı olarak damardan doku içine sıvı sızıntısı olur. Bu sıvı kişide ödem denilen bacaklarda şime yapar. Bacaklardaki ödem sızı, kramp ve ağrının sebeplerindendir.

Varis çorabı bacağı toplar damarları kısmen büzecek ve (daha fazla…)

Diş eti Hastalıkları ve Tedavisi

Çarşamba, 21 Ekim 2009

Dişeti hastalığının erken döneminde vakaların çoğunluğunda, diştaşı temizliği, plağın uzaklaştırılması ve düzgün bir kök yüzeyinin sağlanmasını takiben günlük etkin ağız bakımı başarılı bir tedavi için yeterlidir.

Daha ilerlemiş vakalar cerrahi tedaviyi gerektirebilir. Bu tedavinin amacı dişleri çevreleyen derin periodontal ceplerdeki diştaşlarını temizlemek, cebin büzülerek eliminasyonunu ve düzgün bir kök yüzeyini sağlamak ve daha kolay temizlenebilir bir dişeti formu oluşturmaktır.

Dişeti Hastalıkları Tedavisi: Dişeti hastalığının erken döneminde tedavi (daha fazla…)

Anksiyete Bozuklukları

Çarşamba, 21 Ekim 2009

Anksiyete Bozukluğu teşhisi konan kişilerin genelde çekingen ve bağımlı bir yapıları olup, kendilerine güvenleri azdır. Çoğu vakanın toplusal ilişkilerde arka planda durmayı yeğleyip, aşırı kırılgan, utangaç, eleştiriye çok duyarlı, çabuk yıkılan kişiler oldukları görülmüştür. Anksiyete Bozuklukları’nda annenin gerilim ve kaygısının önemli olduğu düşünülmektedir. Vakaların çocukluklarında yüksek bir oranda anne baba ayrılığı (ya da vefatı) olduğu gözlemlenir. Zorlu bir çocukluk donemi geçirmişlerdir. Hastalığın birinci derece akrabalarda görülme oranı, normallere kıyasla 5 kat daha yüksektir. Yapılan bir çalışmaya göre hastaların % 30’unda, hastalığın stresli bir olayla başladığı belirlenmiştir.

Anksiyete sık yaşanan, herkes tarafından (daha fazla…)

Migren Tedavisi

Çarşamba, 21 Ekim 2009

Migren Tedavisi 3 Ayrı Tedavi Yöntemi:

1-) Migrenin ilaç tedavisi‘nde iki yol izlenir:
a. Akut tedavi (atak tedavisi): Atak tedavisi için basit ağrı kesiciler kullanılabilir, ya da migren ataklarına özel ilaçlar alınabilir.

b. Önleme tedavisi: Özellikle (daha fazla…)

Boyun Ağrısı

Çarşamba, 21 Ekim 2009

Boyun ağrıları bel ağrıları kadar sık görülmemekle birlikte, her yaş grubunda karşılaşılabilen, yaşam kalitesini düşürüp iş gücü kaybına neden olabilen önemli bir sorundur. Boyun ağrısı nedenleri 3 temel grupta incelenebilir:
1. Kas iskelet sistemi kaynaklı mekanik nedenler
2. Boyun dışı bölgelerin hastalıklarının neden olduğu ağrının boyun bölgesinde hissedilmesi (yansıyan ağrı)
3. Boyun bölgesini tutan yangısal, enfeksiyöz ve tümöral hastalıklar.

Boyun Ağrısı: Boyunda, eklemlerin aşınması ya da yırtılmasının neden olduğu ağrı ve katılaşma, servikal spondiloz”” adı verilir. Ankilozan spondilitle karıştırmayınız.

Boyun (servikal vertebra) kafa tabanı ile göğüs kafesimiz arasında kalan bölgemize verilen isimdir. Bu bölgede yer alan omurlar birbirlerine kalın bağlar ile tutunarak stabilite ve dengelerini oluştururlar. Bu bölgeye yapışan kaslar hareket ve destek görevi görürler. Boyun başın ağırlığını taşımak üzere yeterli güce sahiptir. Ancak boyun bölgesi omurganın geri kalan bölgelerine nazaran daha az korunduğu için yaralanmalara daha çok maruz kalır.

Birçok kişi hayatının bir döneminde geçici boyun ağrıları ile karşı karşıya kalmıştır. Bunların yarısı kadarı medikal tedavi ile iyileşmiştir. Detaylı bilgi için doktorunuz ile temasa geçmenizi öneririz.

Boyun ağrıları bel ağrıları kadar sık görülmemekle birlikte, her yaş grubunda karşılaşılabilen, yaşam kalitesini düşürüp iş gücü kaybına neden olabilen önemli bir sorundur. Boyun ağrısı nedenleri 3 temel grupta incelenebilir:
1. Kas iskelet sistemi kaynaklı mekanik nedenler
2. Boyun dışı bölgelerin hastalıklarının neden olduğu ağrının boyun bölgesinde hissedilmesi (yansıyan ağrı)
3. Boyun bölgesini tutan yangısal, enfeksiyöz ve tümöral hastalıklar.

En sık görülen boyun ağrısı tipi, mekanik boyun ağrısı. Nedeni ise boyunu etkileyen küçük travmalar, zedelenmeler. Özellikle gün boyu masa başında eğik pozisyonda çalışan kişilerde bu yakınmaya çok sık rastlıyoruz.

Boyun ağrısında, Ağrı başa, o muzlara ve kollara yayılabilir. Bu ağrı 2-3 gün içerisinde giderek azalır ve 1-2 hafta içerisinde kaybolur. Bazen ağrı uzun dönemde kronikleşebilir ve zaman zaman akut ataklar halinde şiddetlenebilir. Ağrının kola ve ele yayılması veya uyuşukluk hissinin varlığı, sinir kökü basısının, yani boyun fıtığının belirtisi olabilir. Her ağrıyı fıtıkla karıştırmamak gerekir. Boyun fıtığı, sinir kökü üzerine baskı yaptığı için özellikle omuza ve kola vuran ağrıya yol açar. Kol ağrısı, sinir köklerine bası söz konusu olduğundan çoğunlukla boyun ağrısından daha şiddetlidir. Sinir köklerine olan basının şiddetiyle ilişkili olarak, kol ve el kaslarında güçsüzlük ve/veya uyuşukluk oluşabilir.

Boyun ağrısında ilk hafta şiddetli olan ağrı 2-3 hafta içerisinde azalarak ortadan kaybolur. Bu süre içerisinde ağrının şiddetini azaltmak için ağrı kesici-kas gevşetici ilaçlar önerilir. Bazı hastalar fizik tedaviden de ciddi yararlar sağlayabilirler. Boyunluk doktor önerisi ile kullanılabilir.