‘Estetik Yaşam’ olarak etiketlenmiş yazılar

Estetik Yaşam

Pazar, 16 Ağustos 2009

--Estetik Yaşam--

--Estetik Yaşam--

Estetik bilimi, güzelin doğasını inceleyen felsefe dalıdır. Estetiği bağımsız bir bilim olarak ilk ileri süren kişi, Alman düşünürü Alexander Baumgarten’dir. Baumgarten’in vurguladığı anlamda estetik, duyusal bilginin bilimidir, konusu duyusal yetkinliktir.
Gerçekleştirmek istediği ise güzel üzerinde düşünme sanatıdır. Bununla beraber estetik, bir felsefe dalı olarak Alman düşünürü Kant ile de dönem kazanmıştır.
Estetik, insanın dış dünyaya gösterdiği, “güzel” ve “çirkin” sözcükleriyle dile gelen tepkileriyle ilgilidir. Ancak güzel ve çirkin terimlerinin içerikleri kesin değildir ve anlamları da öznel ve relatiftir.
Ayrıca, etkileyici bir doğa görünümüyle ilgili gözlemlerde ya da sanat eleştirilerinde kullanılan nitelemeler yalnızca güzel ve çirkinle sınırlı değildir; anlamlı, dengeli, uyumlu, ürpertici, yüce gibi bir dizi başka kavram da değerlendirmeye girer.
Estetik, bir yandan güzelin yalnızca öznel olmayan, nesnel bir içerik de taşıyan bir tanımını yapmaya, bir yandan da bu değişik terimler arasındaki bağıntıları belirlemeye çalışır. Estetik nesne terimine iki farklı anlam verilebilir: maddi nesne ve ereksel nesne. Ereksel nesne, nesneye insanın yüklediği anlamdır; zihin içindedir. oysa maddi nesne öznenin zihninden bağımsızdır.
Estetik nesne, ereksel anlamıyla tanımlanırsa, estetik kuramının asıl konusu da estetik yaşantı olur. Oysa Kant felsefesinin öznelliğine karşı çıkanların amacı, estetiğin duygular ve öznel yaşantılar alanından çıkararak estetik nesnenin kendi özellikleri üzerinde temellendirmektir.
Kant’a göre estetik yaşantının ayırt edici özelliği, çıkarsız oluşudur. Çağdaş estetiğin çıkış noktası olan bu önerme, estetiği ahlaktan da bilimden de ayırır. ahlaki davranışlarda bir çıkar öğesi vardır. Evrensel sayılan bir davranış ölçüsü bütün insanlara benimsetilmek istenir. Bilimde nesnelerin iç yapılarını, işleyişlerini ve neden-sonuç ilişkilerini araştırır; nesneleri denetim altına almak, insanın hizmetine koşmak ister.
Oysa estetik yaşantının öznesi, estetik nesneyle bir merakını gidermek için ilgilenmez; estetik nesneyi başka bir amaca hizmet eden bir araç olarak da görmez. estetik yaşantı da insan, karşısındaki nesneyi hep belli bir uzaklıktan seyreder: estetik yaşantı kullanma, sahip olma, tüketme ve ahlaki açıdan yargılama gibi davranışları dışarıda bırakır.

 

Estetik Ameliyatlar ve Psikoloji

Pazar, 16 Ağustos 2009

 

 

--Estetik--

--Estetik--

Kişinin beden algısı ile gerçekte sahip olduğu beden arasındaki uyumsuzluk durumunda “negatif beden imgesi”nden söz edilir. Negatif beden imgesi kişide bir kaygı ya da gerginlik (stres) yaratabilir. Bu kaygıdan kurtulmak isteyen kişi bu gerginliğin kaynağını yoketmeye çalışır. Bunun sonucunda da, negatif beden imgesine sahip olup bunu pozitif beden imgesiyle değiştirmek için motive olan kişi çözümü estetik ameliyat olmada bulabilir. Estetik ameliyat sonucu hasta tarafından iyi yönde değerlendirilirse, bu durum hastanın yaşam kalitesini olumlu yönde etkiler. Ancak bu değerlendirme sırasında herhangi bir olumsuzluk ortaya çıkarsa durum tam tersine dönebilir.
Bu da estetik ameliyat başarısının hekimin yetkinliği ve başarısının dışında, hastasının operasyon sonucundaki beklentileri ve sonucu algılamasıyla ilgili olduğuna bir işarettir. Bu nedenle estetik ameliyat için uygun hastadan kast edilen uygun fiziksel değişime gereksinim duyan hastanın yanı sıra, uygun ruhsal duruma sahip hastadır.
İşte bu noktada ameliyat öncesi devrede hasta ile yapılan görüşme büyük önem kazanır. Bu görüşmede hastanın istediği ameliyatla ilgili olarak ne kadar bilinçli olduğu, isteklerinin ne ölçüde gerçekçi olduğu çok iyi değerlendirilmlidir.
Başka bir deyişle hasta ile görüşme yapılırken ruhsal durum da incelenmeli ve ortaya konmalıdır. Bunun için hastaya belli bir süre ayırmak, ona doğru ve gereken soruları sormalıdır. Örneğin, ameliyattan beklentisi nedir, ameliyattan sonra hayatında nasıl bir değişme bekliyor, ameliyat olmayı neden istiyor, ameliyatın rikleri hakkında bilgisi nedir, iyileşme süreci hakkında neler biliyor gibi.
Estetik ameliyat öncesinde en önemli değerlendirmelerden biri, Beden Çarpıtma Bozukluğu (Body Dysmorfic Syndrome) durumunun belirlenmesidir. Bu durum, kişinin kendi fiziksel görünüşü yüzünden aşırı kaygılanması ile karakterize bir somataform bozukluk çeşididir. Hayali bir bedensel kusur ile (örneğin biçimsiz bi kulak) aşırı uğraşma veya çok ufak bedensel kusurların çarpıtılıp abartılması ile karakterizedir.
Böyle bir endişenin bir psikolojik rahatsızlık olarak kabul edilmesi için, kişide belirgin sıkıntı yaratması veya kişisel, sosyal, mesleki işlevsellikte bozulmaya neden olması gerekmektedir. Bu rahatsızlık en sık 15-20 yaş civarında başlar. Bu kişiler, çoğunlukla ruh sağlığı uzmanlarından önce estetik cerrahlara başvururlar. Rahatsızlıklarına umumiyetle depresyon ve anksiyete bozukluğu eşlik eder. Problem hakkındaki kaygı düzeyi zaman içinde azalabilse veya esneklik gösterebilse de, tedavi edilmediği zaman sıklıkla kronik seyreder.
Dismorfik beden sendromlu hastaların tekrar eden estetik ameliyat istekleri olabilir. Bunların neticesinden gelişen garip görünüşten dolayı daha da kötüleşebilirler. Bu hastaların yarısından fazlası estetik ameliyat geçirmiş olanlardır. Bu hastalar diğer hastalara nazaran kendileri ile ilgili daha fazla sayıda kusur tanımlarlar ve geçmişte yapılan estetik cerrahilerden daha az tatmindirler.
Çoğu zaman tanımladıkları kusurlar çoğu insanın önemsemiyeceği çok basit kusurlardır. Estetik operasyondan sonra bu kişiler diğer kusurlarına odaklanırlar ve hatta operasyondan sonra daha da mutsuz olabilirler, çünkü hayalini kurdukları vücut hiçbir zaman gerçekçi değildir ve bu rahatsızlıkları tedavi edilmediği takdirde olmayacaktır da.

 

 

 

Ameliyat öncesinde hasta ile görüşülürken dikkat edilmesi gereken en hassas ve önemli noktalar şunlardır;
1. Estetik ameliyatı sadece ve sadece kendisi istediği için oluyor olması, başkalarının isteği için ameliyat olmaması,
2. Estetik olacağını düşünerek olayın ameliyat kısmını unutmaması,
3. Estetik cerrahinin sonucunda başka biri haline gelmeyeceğini sadece değişeceğini fark etmesi,
4. Doktoru ile iyi iletişime girip ameliyatına dair gerçekci hedefler belirleyebilmesi,
5. Estetik ameliyat sonrasında ameliyatın günlük hayattaki sorunlarına çare olamayacağını bilmesi,
6. Her türlü cerrahi müdahale sonunda belli oranlarda komplikasyon çıkabileceğini biliyor ve kabullenebiliyor olması gerekir. Bunun için de ameliyat öncesi hastaya çıkabilecek her türlü komplikasyon onun anlayabileceği şekilde anlatılmalıdır.